7 Şubat 2024 Çarşamba

Reflections 1:İntihar

 Saat 4.35, 3 şubat 2024, intihar üzerine düşünceler:


İntihar taklit edilmesi ve yaklaşılması en imkansız hayat deneyimidir. İradenin ulaşabildiği son noktadır fakat irade sizi bir noktadan sonra bırakmak zorundadır, o bıraktıktan sonra kalan yolda artık kendiniz olmaktan çıktığınız bir uçuruma gelmişsinizdir. İntihara diğer hiçbir olayla yaklaşmak mümkün değildir çünkü ölümün kasvetli uçurumu geri dönülemezliğin sonsuzluğunu diğer olaylarla arasına teklifsizce ve korkusuzca sunar, öteki tarafa dair bilinen tek şey iradenin gidebildiği o noktaya gidenlerin savaşçıları ölüp de kendileri dönen yaralı atlara benzeyen yazdıklarıdır, bu atlar dilsizdir ve asıl anlatılabilecek olanı asla anlatamazlar, yolun bittiği noktadan bize söz getiremezler, bu sözlerin yapabildiği tek şey içimize sığdırdığı ürpertidir. 

İntiharın binlerce çeşidi vardır, anlık ve yüz yıllık intiharlar bu spektrumun zamansal uçlarını oluştururken bir de teleolojik açıdan uzun analizler de sunulabilir, psikiyatrik bozukluklar her zaman işin başka bir ucunda gezinirler. Bu uçların her biri birbirine bağlı olsa da, bazı intihar çeşitleri sıklıkla göze çarparlar:

-İnanamama ama inanma isteği kaynaklı intiharlar : Kirillov ve Winter Lighttaki Balıkçı güzel örneklerdir.

- inanamama ve inancın olmadığını hissetmenin getirdiği dehşetin yol açtığı intiharlar: cioran ekolü, biraz da hemingway

-Failure kaynaklı intiharlar:say say bitmez

-Nedeni identify edilemeyecek kadar çok nedeni olanlar


Bütün intiharların ortak özellikleri olsa da örneğin ilk iki kategori bambaşka düzeyini oluştururlar insan zihnindeki geniş halkaların. Kirillovun intiharı özgür iradenin varlığının kanıtı olmak içindi fakat kanıt hipotezden önce geliyordu, dolayısıyla ortaya sunulan kanıt kanıtlamak istediği şeyin varlığından haberdar değildi. Neden böyle düşünüyorum: Özgür iradenin varlığını kanıtlamak ve Tanrı olmak için intihar etmek ancak yapıldığında yapıldığının bilincinde olduğumuz ve sonucu değiştirdiğimiz eylemin varlığını kanıtlarsak gerçek olabilir. İnsan özgür iradenin varlığını ancak bu şekilde kanıtlayabilir fakat intihar durumunda insan kanıtlamak istediği hipotezle beraber ölür, dolayısıyla kanıt diye sunulan ifade artık boşluğa hitab etmektedir. Dolayısıyla intihar felsefi anlamda hiçbir şeyin kanıtı olamaz çünkü iki ayrı dünyanın arasındaki kapıdır ve hiçbir dünyevi felsefe konusunda ne bir argüman olabilir ne de önerme. İkinci dünyayı ister dini bir yapı ister hiçlik olarak alın, bu dünyadan ontolojik olarak farklıdır dolayısıyla iki dünya arasında bir geçiş söz konusudur. Bu geçişin herkes için bir gün yaşanacağı doğrudur fakat insanın bunu bekleyecek sabrının olmaması da bir olasılıktır, kimi insanlar için kapılar odalardan daha ilgi çekicidir. Bu tip insanlar hakkında ne düşünmeli? Örneğin hemingway gibi bir adam, dünyada ilginç bir şey olmadığı için intihar etmiş değildir fakat sağlık sorunları nedeniyle yazamayacak duruma geldikten sonra dünyanın kendisi için anlamını kaybettiği için intihar etmiştir, anlam bizi odada tutan yegane şeydir, biyolojik unsurları bir kenara bırakacak olursak. İlginç olan şey, bu çılgın yaşama dürtüsünü yenecek kadar güçlü bir anlam yüklemenin histerik karşılığı, insanın yaşama olan tutkulu bağlanışının önüne konulan şeyler dini açıdan da önem taşır, insanın yaşamaya dair dostoyevskinin dediği gibi bir gözenekte 400 yıl yaşamaya olan sevgisinin önüne bir şey koyabilmek derin bir içsel farkındalık gerektirir, Autumn Sonata'da geçtiği gibi, insanların çoğu gerçeği görecek gözlere sahip değildirler ve bu iyi bir şeydir lafı belki de buna işaret eder, insanların çoğu neye inanırsa insanlar yaşama içgüdüleri her zaman diri ve sağlıklıdır, doğaları kirlenmemiştir ve yaban romanındaki köylüler gibi en çok kendilerinin yaşama zorunluluğunu düşünürler, işte bunun önüne bir şeyler koyabilmek ve onu yitirdiğinde intihara sürüklenmek:hemingwayin kaderi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder