7 Şubat 2024 Çarşamba

Reflection 2:Psikoloji

 4 şubat 2024, saat 5:23


Psikoloji üzerine düşünceler: Psikoloji üzerine düşünmek gördüğüm gözü görmeye çalışmam gibi, seventh sealda ölümü rahip sanan şovalye boşluk bir ayna orada kendimi görüyorum der, psikoloji üzerine düşünmek reflexive bir faaliyet olduğu için boşluk düşüncesi de psikolojiye dahil olmalıdır çok temel bir yönden. Fakat bugün düşünmek istediğim nokta farklı, uzun süredir aklımı meşgul eden bir fikir var: psikolojinin gelişmesindeki altın çağın 20.yüzyıla rastlamasının tesadüf olmadığına dair inancım. Newton olmasa kalkülüs 100 sene gecikirdi lafı doğrudur bence, fizikteki gelişmeler daha insan kaynaklı, çağın çığı daha nadir görülüyor, fakat psikoloji tam olması gereken yerde büyüdü ve çağ onu hareket ettirdi. Neden böyle düşünüyorum: insanın kendi zihinsel faaliyetleri ve ruhsal hali üzerine düşünmesi için çok güçlü bir benlik duygusuna ihtiyacı var, bu benliğin tamamı kendine ait olsun olmasın, kişi bu benliğin ne kadarının kendine ait olduğunu fark edecek bilişsel farkındalığa sahip olmasa bile bu benliğin varlığı şüphesiz gerekli. Yalnızca bu da değil, insanın ruhsal hali üzerine uzun gözlemler yapması ve gözlerini içe çevirmesi ciddi bir boş zaman da gerektiriyor, fiziksel olarak yorulduğu miktar azalan insanlığın artık daha çok doğa yürüyüşlerine, futbola ve daha nicelerine vakit ayırdığı bir dönemde şahlandı psikoloji, yani 2.dünya savaşı sonrasında. Eskiden delilerin yakıldığı doğruydu fakat onlardan metafizik bir korku duyulur, adları anılmazdı şimdiyse delilik artık çok satan romanların ve filmlerin en önemli konusunu oluşturuyor. İnsanlar artık enerjilerini kendi psychleri ile savaşarak veya psychlerinin gitmek istemediği yollara onu sürüklemeye çalışarak harcıyorlar. Psikoloji doyuma uğramış insanlığın gözdesi artık, kliniklerde zengin beyaz insanlar gözleniyor genelde. Bunun istisnası olarak Jung'u verebilirim antropolojik yaklaşımı nedeniyle fakat bunun dışındaki ekollerin tamamı hiyerarşinin üst basamaklarının haritasını oluşturuyor. Bir de psikolojinin ne amaçla kullanılması sorunu var, halk için psikoloji mi yoksa psikoloji için psikoloji mi? Dostoyevski kesinlikle birinci ekoldendi, ikincisinden olduğu sanılsa da. O, din ve sevgi yoluyla ehlileştirilmeyi savunurdu fakat şimdiyse yalnızca saf delilik edebiyatın ve sanatın konusu, delilik için delilikten daha fazla tutan bir konu yok. Doyuma uğramış insanlık ruhsal sağlığa da doydu, artık insanlar sadece kendileri hakkında düşündüklerini sanıyorlar fakat gördükleri ve düşündükleri kendileri değil çünkü benliklerine gelene kadar yüzlerce katman yalan, boya ve olmadıkları insanların hikayeleri kaplamış onları. Kafkaesque bir dünyada yaşadığını iddia ediyorlar fakat bu dünyanın en büyük tüketicileri yine onlar çünkü artık onların hayatındaki ilgi çekici tek şey bu kafkaesque davanın sonucunu beklemek, sonuç olmadığını bile bile. Psikolojinin gereksiz olduğunu iddia etmiyorum tabii ki fakat insanların kullandığı şekliyle psikoloji bir saçmalıktan ibaret, kendi kendini besleyen bir delilik furyası ve baştan sona bir kafkaesquelik hali. Bunun çözümü dinsel ve metafizik sanatı yeniden kazanmak, deliliğin ehlileştirilmesi ve sislerin çözülmesi, davanın yargıcını öğrenmek, sanıkları bilmek ve mahkeme salonunun dünya olduğunu fark etmek.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder