13 şubat 1.58: Tanrı'nın varlığını kanıtlamak üzerine düşünceler:
Bugün Mustafazadenin ofisinde kendisi 14 yaşındayken üniversitede din eğitimi alan insanların ona Tanrı'yı kanıtlama çabasının nasıl başarısızlığa uğradığını anlattı. Bir şeyin kanıtlanması için bir aksiyom sistemi gerektiğinden ve o kanıtlanması gerekenden daha temel tanımlara sahip olunması gerektiğinden bahsetti. Örneğin, eşkenar üçgenin varlığını kanıtlamak için noktaların ve doğruların var olduğunu kabul etmek gerekiyor. Dolayısıyla Tanrı'nın var olduğunu kanıtlamak için de Tanrı'yı oluşturan tözlerin kabulu gerekiyor fakat Tanrı'yı oluşturmak söz konusu olamayacağı için standart mantık kurallarıyla Tanrı'yı kanıtlamak mümkün gözükmüyor şeklinde ilerleyen bir düşünce zincirinden bahsediliyor bu noktada. Bu zincirin halkalarını kırmanın bir yolu, Spinoza'dan geliyor: Spinoza Tanrı'yı tüm tözlerin toplamı olarak tanımladıktan sonra makul birkaç aksiyomla beraber tanımlandığı şekliyle Tanrı'nın var olmasının zorunlu olduğunu kanıtlıyor Ethica'da. Fakat Tanrı'yı tözlerin toplamı olarak tanımlamak da gözüme doğru gözükmüyor, Tanrı akla gelebilecek ve tanımlanabilecek her şeyin toplamından daha fazlası olmalı, uncountable ötesi bir noktada olmalıyız, Spinoza bence discrete bir Tanrı anlayışına yöneliyor böyle bir tanıma girerek fakat İslamiyetteki Tanrı anlayışımız continuos ötesi bir noktada, dolayısıyla Tanrı'nın tanımını bu şekilde almak tanım aksiyom zincirinin kırılmasına farklı bir şekilde yol açmış oluyor. Aksiyomatik zincirlerin zorunlu tuttuğu well definedness da aslında bize sorun yaşatan başka bir nokta, Tanrı'nın matematiksel anlamda well defined olması da mümkün gözükmüyor bana. İşte tam da bu nedenle, uzun yıllar önce daha lisede sınava hazırlandığım dönemde izlediğim Kagan'ın ölüm felsefesi üzerine kendi dişüncelerimi hatırlıyorum, Kagan'ı Tanrı'yı görmek için uzunca bir kule inşaa edilmesini emreden adama benzetmiştim, aksiyomatik zincirlerle yükselmek de bana bunu anımsatmıştı, Tanrı'nın isimlerinden birkaçını bu yolla görmek mümkün olsa da eninde sonunda 1+1in 2 etmediği domaine girmiş bulunuyorsunuz:
Doğu da Allah'ındır, batı da. Artık nereye dönerseniz dönün, orada Allah'a dönmüş olursunuz. Şüphe yok ki Allah'ın lütfü, rahmeti boldur, o her şeyi bilir.(Bakara-115)
İnsan, kanıt merdivenlerini tırmandıkça ve tefekkürde ilerledikçe Allah'ın sıfatlarına ulaşır, sıfatlardan Allah'a giden yollar ve Allah'tan sıfatlarına giden yollar olduğu için o noktadan sonrası artık gönül gözüne hitap eder. Dolayısıyla Tanrı kanıtlanamaz fikrine bu nedenle katılmıyorum, Allah'ın sıfatları kanıtlanabilir ve sıfatlardan Allah'a gitmek artık gönlün işidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder