11 Mart 2024 Pazartesi

Teori-2

     Teori-1 yazısında, epistemolojime giriş yapmış ve poetik bilginin varlığı ve niteliği üzerine metafizik bir anlatıya başlamıştım. Bu yazıda poetik bilgi üzerine düşünmeye devam edip bu metafizik anlatının hangi koşullarda pratik bir karşılığı olduğu üzerine de konuşmak istiyorum çünkü Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı'nın bana öğrettiği yüzlerce şeyden biri de metafizik entitelerin somut karşılıkları ve gündelik hayata uygulamalarının hem anlayış hem de toplumsal kabullenme açısından değerini öğretmesidir. Dolayısıyla poetik bilginin ne'liği kadar ne işe yaradığının ve hangi durumlarda ortaya çıkıp hangi durumlarda insanların hayatlarında değişime yol açtığı anlaşılması zorunlu bir nokta gibi gözüküyor gözüme.

    Öncelikle bugün farkına vardığım önemli bir noktayla başlıyorum: Information ile knowledge arasındaki fark. İkisi için de kendimce birer tanım vermek istiyorum:

    Information: Bir entite hakkında herhangi bir gerçeklik değeri taşıyan ve algılanabilen 'şey'. Buradaki şey kullanımı zorunlu çünkü informationu materyalistik düzeyde almayı reddediyorum, dolayısıyla birtakım niteliklerle çevrilmiş bir kara kutu information. Dolayısıyla Information Theory'de olduğu gibi, son derece soyut ve anlamı açık olmayan bazı nesne dizilimlerine bile information atfedilebilir, örneğin bilgisayarda bitlerin dizilimi ile information tutabiliriz ve tuttuğumuz bu şeye information diyoruz. Bu kadar genel bir tanım vermek elbette ki tanımın önemini bir miktar azaltıyor, çayın sıcak olduğunu söylemek de bir information içeriyor.

    Knowledge(Cambridge tanımı): the state of knowing about or being familiar with something. Aradaki fark basit gözükebilir ama bence değil, bir şey hakkında knowledge sahibi olmak o şeyin doğası hakkında ciddi bir farkındalık ve alaka gerektirir, zaten günlük kullanımda da knowledge ve information arasında ciddi bir fark vardır. Örneğin çayın sıcak olduğu bilgisi information olsa da, 19.yüzyıl Rus edebiyatında Balzac etkisi knowledge kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla knowledge'i küçük bilgilerden oluşan daha büyük ve sofistike bir bilgi, recursive bir tanımla bu şekilde görebiliriz. Bu yaklaşım epistemolojik olarak önemsiz gibi gözükebilir fakat birçok noktayı aydınlatacak bir fener olarak görev yapacak çünkü poetik bilgi dediğimde eğer okuyanın kafasında information canlanırsa, şiddetli karşı argümanların gelmesi gayet olası. Bir tanesini geçen yazıda değerlendirmiştim, herhangi bir deneyimin de information kapsamında değerlendirilmesi fakat knowledge olarak görülmemesi şeklinde. Dolayısıyla poetik bilgi dediğimde bilgi kelimesini knowledge anlamında kullandığımı açıkça belirtmek isterim.

    Bu aydınlatmanın ardından poetik bilgiye dönebilirim. Poetik bilginin bir knowledge olduğu iddiasına dair temel argümanlarımı bir önceki yazıda ortaya koymuştum. Şimdi ise o argümanları temellendirmek ve neden poetik bilginin bize kendimiz ve karşımızdaki nesne/özne ile başka türlü edinmemiz mümkün olmayan bazı bilgiler sağladığını incelemek istiyorum. Savım şu yönde:

"Poetik bilgi, poetik deneyim sonucu elde edilen bilgidir. Bu bilgi nesnelerin materyal karakterlerinin bilgisinden ibaret değildir, dolayısıyla bir nesneyi oluşturan tüm fiziksel yapıyı çözsek de poetik bilgiye eriştiğimiz söylenemez." Elbette ki fiziksel bilginin gereksiz olduğunu düşünenlerden değilim, öyle olsa fizik okumazdım zaten, Feynman'in dediği gibi fiziksel bilgide de bir güzellik olduğu iddiasına katılıyorum. Fakat yalnızca güzelliği deneyimlemenin poetik bir deneyim için yeterli olduğu iddiasına katılmıyorum, hayvanların da güzellik algısı olduğuna inansam da onların poetikaya sahip olduğuna inanmam mümkün değil. Poetik deneyimin fiziksel bilgiden fazlası olduğunu göstermem için en iyi yollardan biri elbette ki doğrudan şiirleri kullanmak, buraya birkaç güzelliği aşağı yukarı herkes tarafından kabul edilen şiir koyarak bu deneyimin materyalizmden en kadar uzak olduğunu göstermek istiyorum, bu deneyimlerin bir bilgi içermesi ise bir sonraki durak olacak:


Yeşil türbesini gezdik dün akşam,

Duyduk bir musikî gibi zamandan

Çinilere sinmiş Kur'an sesini.

Fetih günlerinin saf neşesini

Aydınlanmış buldum tebessümünle.


    Sıradan bir şiir analizi değil hedefime uyan bir analiz planlıyorum. Öncelikle fark edilmeli ki bu şiir tamamen materyal bir ortamda geçmektedir, Bursa'da ve bir cami avlusunda. Şairin geçmiş zamandan bahsetmesi elbette ki tarihi bilmesiyle açıklanır fakat buradaki deneyim yalnızca geçmiş zamanı hayal etmekten ibaret değil, geçmiş zamanda yaşama deneyimini hissetmektir, Bursa'nın fethedildiği günleri ve o günün canlı bir portresini bu poetik deneyimle algılamış ve bize aktarmıştır şair. İçinde bulunduğu coşkulu ruh hali ve heyecanıyla geçmiş zamanda yaşananlara dair yeni bir tarihi bilgi edinmese de, başka türlü yaşaması mümkün olmayan bir ruhsal kompozisyona girmiş ve böyle bir deneyim olmadan var olması mümkün gözükmeyen bir canlılıkla 600 sene öncesini aktarabilmiştir ve o günden öğrendiklerini kendi hayatına uygulayabilmiştir. Anlatımımdaki muğlaklığın birçok insanı rahatsız ettiğini tahmin edebiliyorum fakat şu açık ki olaylar yaşanırkenki yoğunluk yeni duygu ve düşüncelerin en etkili anahtarlarından biridir, dolayısıyla böyle bir yoğunluk yaşayan şair kendi hayatına ve çağına dair yepyeni duyumlara varacak ve kazandığı içgörü onu hem kendine hem çağına dair yeni anlayışlara sürükleyecektir. İşte buradaki bilgi kazancı tam olarak bu noktada yatmaktadır, sanatsal/poetik deneyimler bizi psişik sınırlarımıza götürdükçe kendi ruhumuza dair sınırsız sayıda yeni sırlar keşfederiz. Olası bir karşı argüman olarak şu doğal gözüküyor:

'O zaman kendimiz hakkındaki herhangi bir reflection da sanatsal bir deneyim kadar bilgi içermektedir ve epistemolojik olarak ciddiye alınmalıdır ne kadar saçma olursa olsun.'

Bu argümana cevabım şöyle:

    Her ne kadar poetik deneyimler sıradan reflectionlara benzese de aralarında ciddi farklar vardır ve bu farkların en önemlisi deneyimin yoğunluğu ve poetik deneyimi yaşadığımız nesneyle/özneyle olan ilişkimizden kaynaklanır. Ruhumuzun patikalarında amaçsızca gezmekten farkı bu ilişkinin karşılıklı anlamda açıklayıcı olmasıdır. Tanpınar Bursa Ulu Camii'de gezerken yaşadığı deneyimde Ulu Cami'yi inşaa eden zihniyeti daha iyi algılamış ve o neşeyi kendi içinde duyarak içsel frekansının o zihniyetle rezonans halinde olduğunu görmüştü. Bu hem kendini sarsacak deneyimlerin bir keşfiydi hem de Ulu Camii'nin doğasını ve onu oluşturan etmenleri öğrenmek için son derece değerliydi. Ulu Camii üzerine yapılacak materyal bir araştırmanın tek başına Ulu Camii'yi oluşturan bu içsel zihniyeti ortaya çıkarması mümkün değildir fakat empirik ve fiziksel gözlem bizim hayretimize katkı sağlamaktadır. Ulu Camii o halinin onda biri büyüklüğünde olsa elbette ki ne ulu denirdi ne de bu hayreti bizde uyandırırdı fakat Yeşil Camii örneğinde olduğu gibi bizi başka deneyimlere sürükleyebilirdi. Dolayısıyla poetik deneyim fiziksel gözlemle birleşerek bizi hem kendi içsel dünyamıza hem de karşımızdaki varlığa dair bilgilendirir, bu bilgi de genelde edinme sürecine benzeyen bir şekilde, şiirlerde saklanır. Bir önceki yazımda sanata inanmanın vehatta genel olarak inanmanın poetik bilgi edinmedeki rolünden bahsetmiştim. Şairliği gevezelik ve nesnelerin özünü saklama girişimi olarak görmenin bu deneyimlerin önünü kapattığı muhakkak fakat poetik deneyimler de kolay pes etmiyorlar dolayısıyla insan olması nedeniyle estetik algısı olan her kişinin hayatında bazı poetik deneyimler oluyor. Fakat poetik deneyimden o bilgiyi çıkarma işi elbette ki bir madencilik süreci, vazgeçmek mümkün olduğu gibi madenin insanların üstüne çökmesi yani delirmek de olası. Tanpınar bu konuda müthiş yeteneklere sahip bir madenci, ama hayatının temel amaçlarından biri olarak bu bilgiyi elde etme koyması da bu yeteneği geliştirmesinde etkili elbette. Birçok insanın yaşadığı deneyimden sonra ne kendisine dair ne de bu sürece dair sonuçlar çıkarmaması üzücü çünkü var olan insan kadar poetik deneyim var ve bu deneyimlerin güzelce işlendiği bir dünyada daha kibar ruhların olacağına dair inancım tam.  İlerleyen yazılarda deneyimden bilgi çıkarma üzerine daha fazla düşünmek istiyorum, özellikle büyük sanatçıların bu konuya bakışlarına da eğilmeyi planlıyorum, bu bilginin kullanılabilirliği üzerine zaten biraz konuşsam da o konuyu da geliştirmeyi düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder