Rossina’nın kendini öldürdüğü gece
Yürüyordum kendimi aradığım yollarda
Rossina bir gölgesiydi artık zihnimin
En ışıklı ve bazen en ücra köşelerinde
Her anıya bir şekilde dahildi fakat
Unutmak da olası gözüküyordu aslında
Kaybetmeye yüz tutmuştu canlı renklerini,
Artık sesini yalnız şarkılarda arıyordum
Gece yürüyüşlerinde uzak bir arkadaştı
Boşa düşen duygularıma bir nesne belki de
O eski güneşli günler uzakta kalmıştı
Sabahları uyanır uyanmaz düşünmezdim onu
Ona bir şiir yazıp uyumuyordum geceleri
Fakat hiçbir zaman atamadım içime
Anılarıma ve kederlerime öylesine derinden
Öylesine teklifsizce sızmıştı ki
Bıçakla kazımam gerekiyordu kendi yüreğimi
Ve kanayan yaralara bakmaksızın temizlemeliydim
Onun doymaksızın güldüğü gecelerde
İçimde kanlı savaşlar süregeldi nice aylarca
O cıvıl cıvıl karakteri ve
Sabah rüzgarlarında çınlayan sesini
Dalga dalga içime çoktan yerleşmiş o denizi
Daha derine sürükledim her sökmeye çalıştıkça
Sadece alışmıştım artık yokluğuna
Fakat ansızın bir gece yarısı
Rossina bileklerini kesti
Gözlerimle gördüm sakince boşalan kanı
Ellerimi uzattım yere yığılırken
Rossina gözlerime bile bakmadı
İtti ellerimi ve sonsuzluğa karıştı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder