26 Ağustos 2024 Pazartesi

Reflection : Balkon Günlükleri

 Saat 02:27. SNA103 günlüklerinin üstünden tam 6 ay geçmiş. İçimde o dönemde bahsettiğim sınırsız döngü, devinimini sürdürürken ben kendi kalbimin lekelerini ve yanlışlarını sorgulayıp duruyorum. Bitmemiş şiirlerin heyecanını hatırlatan soğuk rüzgarlar yaz gecelerimi titretiyor ve ben Gebzede bir köyün sokaklarını adım adım öğreniyorum. Sessiz ama sakin olmayan yalnızlığımı bir oktav daha kaydırıyorum bilerek ve isteyerek çünkü en tatlı melankoliyi gecenin derinlerinde ve tiz notalarda buluyorum. Durmaksızın kendimi arıyorum çünkü adımladığım sokaklardaki ayak izlerini karışmış çamurlardan ayırt etmek epey zorlaşıyor bazen. Yine de serin bir Ağustos gecesinin getirdiği hüznün merceğini gözlerimden çıkarmayı düşünmüyorum, en azından yazı bitene kadar. Fark ediyorum ki narsizm savaşılacak bir şey değil, o dönem yazdıklarımı anımsıyorum, içine kendimi kattığım o uzun şiiri. İzmir sokaklarında kafasında zonklayan fikirleriyle gezenle şu an balkonda bu satırları yazanın overlap'ini araştırıyorum. Göze çarpan benzerlikleri geçip derinlere inmek istiyorum, male depression'u yaşadığımı biliyorum ve bunu en iyi şekilde değerlendirmek istiyorum. Uzun sahil yürüyüşlerini bekliyorum, ellerim cebimde, Sarıyer merkezden Büyükdere'ye kadar, oradan da sahil güvenlik gemisine. Denizden esen üşüten rüzgarların arasında, defalarca kez yürümenin hayalini kuruyorum yine. Eskiden göremediğim bazı ilgilerin ne kadar önemsiz olduğunu fark ediyor, tebessüm ediyorum, şu anki bazı hüzünlerimin de benzer yollara düşme ihtimaline de başka bir tebessüm. Fakat son 6 ayda değişmeyen, insan aramanın değerini halen sorguluyorum. Balkonda oturmuş, yazıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder