10 Şubat 2024 Cumartesi

Reflection 5 : Donuksallık ve Collapse

 11 şubat 2024, 00:49 , donuksallık ve collapse üzerine düşünceler:


Kafka üzerine eğilmeye başladıktan sonra zihnimde oluşturduğum kafka resmini ve kafkaesque kelimesinin yorumunu çok beğendiğimi itiraf etmeliyim, bu konsept tuvaline boyadığım resmi o kadar çok sevdim ki başka renklerin varlığını görmezden gelmeye başladığımı hissediyorum. Şu anda şatoyu okuyorum ve okumaya devam ettikçe kafka hakkındaki düşüncelerime uymayan unsurlar gördükçe fark ediyorum ki yeni bir mental picture hazırlamak bu uymayan parçaları göz ardı etmekten çok daha zor, dolayısıyla kolaylığa kaçtığım oluyor sık sık. Bu Kafkaya özel bir durum değil, collapse of the state of mind diye adlandırıyorum bu durumu, zihnimiz birçok fikrin muhteşem ve müreffeh süperpozisyonundayken zihnimizi sabitlediğimiz düşünceler collapse of the state of mind'e yol açıyor ve kuantumdaki gibi geri dönüşü bazen imkansız bazen çok zor olan bir yola geliyoruz. Fikirleri yeniden inşaa etmenin zorluğu, yapılan bir binayı yıkmanın veyahut birkaç katını bozmanın getirdiği hafif sinir ve melankoli karışıyor içimize. Fakat bu her zaman kötü bir şey olarak düşünülmemeli, uzun zaman önce yobazlığın insanlığın devamı için şart olduğunu düşünmüştüm, düşünceleri ruhu ve hayatları stabil olan insanların varlığı toplum denen devasa yaratığın ilerlemesi için zorunlu, aracın yakıtı gibi bu insanlar, arada çıkıp ayrılanlar ise yön değiştirmek için kullanılıyorlar. Fakat hep aynı yönde gitmenin getirdiği ilerleme hissinin kıvancı elbette ki bazen sağdaki mor menekşeli yolun daha iç açıcı olduğuna dair olan o iç ürpertici sezgimizi yenemiyor ve hafif bir huzursuzluk haliyle kaplanıyoruz. Kafka okumak bunları düşünmek için son derece zengin bir deneyim, zemini kaygan bir balçıktan oluşan saçma,komik ve korkunç bir dünyada yol almanın getirdiği düşünsel serbestinin bir sonucu aslında bu özgürlük. Düşünmek için sınırsız vakit var, yaşamak ve ölmek için de. Şatonun yaşandığı köyde zamanın aktığına dair bir belirti yok, Kafka özellikle söylemek zorunda hissediyor kadastrocunun kaç gün önce geldiğini. Bu dünya, Agatha Kristof'un Dün'ünde geçen tarla anımsamalarına benziyor bazen fakat yoğun bir komedi unsuru peşimizi bırakmıyor, Jokerimsi bir kahkaha. Böyle bir dünya hakkındaki görüşleri önceden sabitlemenin okurken pekiştirme gücü var fakat bir kez düşünclerinizi kritik etmeye başladığınızda zemin sallanmaya da yöneliyor. Dolayısıyla düşünceler de kayganlaşıyor, bir hayvanın aritmetiğine benzemeye başlıyor dünya görüşü. Bu dünyadan bir çıkış yolu çizmem gerek, fakat iyi bir dünya tasviri yoluyla değil, tam tersine, iyi bir dünyanın da aynı kaypaklığa yol açabileceğini gösterdikten sonra olmalı bu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder