Çocuk ölünce anne
Sesini teslim eder kuşlara
Anılar asılır artık
Salıncaklı ağaca
Teselli bulamaz anne
Sözlerin zevali dünyasında
Anne sığamayıp da kendi içine
Yüzünü göğe çevirince
Daha gözyaşları yere düşmeden
Açıldıkça açılır evren.
Haşin bir fırtına, parçalar yıldızları
Mütemadi yeniden kurulur gökkubbe
اَللّٰهُ
يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ
yebdeu-lḣalka śümme yu’îduhu
İlk ışıktan bugüne
Bugünden kıyamete
Süregiden kozmik masaldır bu
Görünmez sicimler bağlar keder ve neşeyi
Bilinemezliğidir cazibesi masalın
Fakat masalları değil ölümü duyar nicedir anne
Yaşam şarkısının erguvani renkleri
Bırakmıştır yerini boz bulanık sükuta
Haykırır çetin bir kasım akşamı
Önünde kabarıp parlayan denize
Oğlu kadar özlediği imanıdır
Fırlatıp atmak ister
Huzuru kemiren şüpheyi.
En vahşi dalgalarda boğmaya çalışır
İçindeki amansız öfkeyi.
Anne midir güz yapraklarına rengini veren?
Anneyle mi kurulmuştur bu yüce evren?
Neye maliktir anne, bu isyan neden?
İşte, duruyor gökler yerinde
Gözyaşları daha kurumadan
Çocuk cennetin derinlerinde.