30 Aralık 2024 Pazartesi

Gözyaşları Kurumadan

 

Çocuk ölünce anne

Sesini teslim eder kuşlara

Anılar asılır artık

Salıncaklı ağaca

Teselli bulamaz anne

Sözlerin zevali dünyasında

 

Anne sığamayıp da kendi içine

Yüzünü göğe çevirince

Daha gözyaşları yere düşmeden

Açıldıkça açılır evren.

Haşin bir fırtına, parçalar yıldızları

Mütemadi yeniden kurulur gökkubbe

اَللّٰهُ يَبْدَؤُا الْخَلْقَ ثُمَّ يُع۪يدُهُ

 yebdeu-lalka śümme yu’îduhu

İlk ışıktan bugüne

Bugünden kıyamete

Süregiden kozmik masaldır bu

Görünmez sicimler bağlar keder ve neşeyi

Bilinemezliğidir cazibesi masalın

 

Fakat masalları değil ölümü duyar nicedir anne

Yaşam şarkısının erguvani renkleri

Bırakmıştır yerini boz bulanık sükuta

Haykırır çetin bir kasım akşamı

Önünde kabarıp parlayan denize

Oğlu kadar özlediği imanıdır

Fırlatıp atmak ister

Huzuru kemiren şüpheyi.

En vahşi dalgalarda boğmaya çalışır

İçindeki amansız öfkeyi.

 

Anne midir güz yapraklarına rengini veren?

Anneyle mi kurulmuştur bu yüce evren?

Neye maliktir anne, bu isyan neden?

 

İşte, duruyor gökler yerinde

Gözyaşları daha kurumadan

Çocuk cennetin derinlerinde.