15 Mayıs 2024 Çarşamba

Reflection 13: Mercekler ve Kırık Camlar

16 Mayıs 2024 saat 03:57.


    Yakın bir zamanda Alim Kasimov'u keşfettim, instagram'da gördüm A Trace of Grace'in 5.dakika sonrasındaki kısımdan bir kesitini. Bu tarz doğudan esintiler beni çok sayıda hisse aynı anda gark etme kabiliyetine sahip. Yaşanmış ve yaşanmamışları düşündürme üzerine de çok başarılı. Örneğin geçen sene Ocak'ı hatırlatıyor, Karitas dinlediğim günleri, biraz da sevmeyi ve beklemeyi. İnsan geçmişe hangi gözlerle bakıyor? Kimse, Nietzsche'nin kendisi de dahil buna, Da Capo'yu kabul edemez, sonsuz bir deliliktir o. Fakat melankolik bir gece, geçmişe dönüp bakmak insana ne hissettirir? 

çekme ey dost, bugün kırların eteğine beni,
yoktur o ay, götürme bu temaşaya beni.

Evet, geçmiş gitti artık, yoktur o ay, lakin insanın içinde yaşayıp duran, kıpraşan bu hisler zamanın düşündüğümüz şekliyle akmadığına bir delil midir? O temaşa, içimizde sürüp gidiyor mu? Bilimi eğip büküp rastgele sonuçlar çıkarmayı hiçbir zaman sevmedim fakat şu an bu duyarlılığı bir kenara bırakmak daha tatlı geliyor. O; geçmişin, şimdinin ve geleceğin evrenin farklı noktalarında aynı anda bulunduğunu söyleyen spekülatif teoriler mesela. İnsan da bir evren olduğuna göre, içimizde yaşayıp gidiyor bütün bunlar. Kimine ulaşımımız sınırlı, kimine belki de hiç ulaşamayacağız ama geçmişten ulaşabildiğimiz bazı kesimlerin içimizde titreşip durmasıyla varlıklarını hatırlatanlar da var. Belki de insanın da bir geçmiş ışık konisi vardır, anılarından onu etkileyenleri görebiliyordur orada. Ay, orayı aydınlatmaktadır, temaşa da o temaşadır. Hüzün de bir mercek sunuyor bize, bir filtre, o ince keskin tatlı hüzün, geçmişe bakarken kendisinin oluşumunda büyük rolü olan anıları hatırlatıyor bize. Kimileri kırık camlar ardında, insanın içini kesen ve yakan ama hatırlanmaya değer anılar bunlar.

4 Mayıs 2024 Cumartesi

eski şiirlerden

Hasbihal

Raylarda yalnız gürbüz bir oğlan gibi
Yeni yeni serpilmekte güneş ışığı
Yedi iklim hasretini çekip
Boğazında yumru yumru taşırken açlığı
Yağmalanmamış,paylaşılmamış güneş ışığı
Ansızın alnında parlayıp bir çocuğun
Düşünceye boğuyor şehirleri
***
Vakit öğle vaktidir
Şimdi güneş,bozkırda yalnızlık soluyan
Asil bir ağaç ile hasbihal etmektedir
Ter boşanan göğsüyle çocuk,arasında insanların
Bilmeden kaçıncı çapayı vurduğunu
Nicedir güneşin altında durduğunu
Yüzünde bir tebessüm,düşünür kendi halini
Ve artık duymaktadır ağaç ile güneşin hasbihalini 

                                                                    ağustos2020


Mariposa

Soy una mariposa con alas brillantes

Her kanat çırpışımda dünya biraz sallanır

Yağmur çiseler ve gökler kıpırdanır.
Şimşekler ürpertir çocukları yataklarında
Sokak lambaları bir yanar bir söner
Yamaçlardan boşanır nehirler
Caddelerden akan katranı yıkamaya
Göğsümde devinen kanı azdırmaya
Yeter bir kanat çırpıntısı.
Ölümü ve kederi
Yaşamı ve kaderi
Gidip de dönülmeyen yeri
Yeter anımsatmaya
Bir kanat çırpıntısı.

                                                            mayıs2023



Bahar Dalları

Beyaz çiçekler açmış pembe tomurcuklardan

Baharın taze seline karışmış kokusu çoktan

Seher yelinde titretiyor dalları bir heyecan

Günlere siniyor imgelerin tütsülü bakışı


İnce güzelliği sırtlıyor bu narin dallar,

Kırılmıyor yüklendiği ağırlığa rağmen.

Peki, insan neden zorlanır bu kadar

Duyguların güzelliğini kalbinde taşırken?

Kim bilir belki de o duygular

Düşündüğü kadar güzel olmadığından.

                                                               mart2023


Duvar

Metafizik dakikalar yaşadım

Sabahında akşamında

İhanet etmedi bana pembe kitap

Onlaydım ona hiç sahip olmasam da

Dinledim ve duydum

Sislerden geçerken bıraktım yalnızlığımı

Geceleri içime çektim ve beyaz duvarlarda

Bıraktım izimi

Anladılar mı gizimi?

Dört duvar bir koca pencere

Duydu yıllarımın sessiz sakin akışını

Kullandım onları

Belleğimin narin çiçeklerine topraktılar

Gözlerimin önünde ufuklara baktılar

Kendini görmeyen göz değil

Yağmurlar boşanırken birer saçaktılar.

Geçmek istedim saadet kapısından

Kuşandım yol almak arzusuyla

Issız günlerimde nadide zambaktılar

Adım adım ve trenlerce

Gökler yerler ve denizler arasından

Geçip de kavuşmak için kendime

Ömür diyarımda bir uğraktılar.

                                                            eylül2021